27 Mart 2017 Pazartesi

Büyücü Merlin kimdir? Hz. Süleyman'ın Cini mi? Atlantisli Osiris Rahibi mi? Peygamber mi? Sıradan bir Büyücü veya Danışman mı?




Merlin, Kelt kökenli Galler şiirlerinde Myrddin adıyla geçer ve genellikle büyücü olarak gösterilir.[1] Daha sonra Geoffrey Monmouth’un kitabında Merlin Ambrosius olarak gözükür.[2] İngiltere’nin kuzeybatısındaki Cumbria şehrinde doğduğu tahmin edilmektedir.[3] Merlin, farklı kaynaklarda genel olarak yedi şekilde karşımıza çıkar: Ormanlarda yaşayan yabani adam, mükemmel çocuk, peygamber, şair, danışman, büyücü ve aşık.[4] Arthur’la ilgili kaynaklarda kesif bir Hıristiyanlık teması olmasına rağmen, Merlin’in Hıristiyanlığa direnen ve ormanlarda yaşayan bir pagan şaman olduğuna dair tahminler bulunmaktadır.[5]

Merlin’i tanımlayacak en iyi ve en kesin söz tüm zamanların en tanınmış büyücülerinden biri olduğudur. Asıl olarak Kral Arthur efsaneleriyle özdeşleşmiş bir isimdir. 

Merlin babasız doğmuştur. Merlin’in Incubus[6] adlı şeytanın oğlu olduğu bilinen bir anlatıdır Buna göre şeytan dünyaya inerek kendinden nesil devam etmesini istemiş ve bu amaçla bakire bir kadınla beraber olmuştur. Bu beraberlik sonrası doğan çocuk yani Merlin, daha bebekken konuşmuştur, hatta o yaşta kendisinin durumu için kurulan mahkemede kendi kendisini savunmuştur. İsa’ya da atfedilen bebekken konuşma yeteneğinin Merlin için de söylenmesi çok ilginç. Bir diğer benzeşme ise Merlin ve İsa’nın babasız doğmasıdır. İki aktör için de olağanüstülüklerin benzer olması çeşitli soruları gündeme getirir. Acaba Merlin, gerçekten bir peygamber miydi?

Bazı anlatılarda Merlin, geleceği kristal bir mağarada görmektedir. Gelecekte olacak olan olaylar bu mağarada kristaller üzerinde görüntüler olarak belirir.

The Lost Years of Merlin adlı kitaba göre Merlin’in annesi Elen (başka bir kaynakta[8] Aldan diye geçer), Yahudilik, Hıristiyanlık ve Druid anlayışını birleştirerek kendine yeni bir bilgelik oluşturmuştur. Oğlu Merlin’i de buna göre eğitmiştir.[9]
 
Merlin hakkında değerlendirme yaparken sağlıklı sonuçlar için şu tespitler göz önüne alınmalı: “Merlin ne tamamen karanlıktır ne de tamamen ışıktır; o tam olarak bir insan da değildir bir tanrı da; o gerçekten yaşlı da değildir genç de değildir.”[10]

Dünyanın en ünlü gizemleri yapılarından biri olan Stonehenge, ilk olarak Robert de Baron’un ifade ettiği şekliyle Merlin’le özdeşleştirilir.[11] Daha sonra bir ihtimal olarak sıkça dile getirilir.  Stonehenge adı “asılı taşlar” anlamına gelmektedir. Ancak Arthur efsanesindeki önemli büyücülerden biri olan Merlin’in bu yapıyla ilişkilendirilmesi, bazı soruları beraberinde getirmektedir. Çünkü bu gizemli yapı, Arthur efsanesinin geçtiği dönemden çok çok önce Britanya’da mevcuttur.

Merlin’in Kral Arthur efsanesinde oynadığı kanıksanmış rollerinin ötesinde bir karakter olduğunu düşünüyorum. Onun hakkında belirlediğim üç ihtimal var:

·         * Hz. Süleyman’ın Cini
·         * Atlantisli Osiris Rahibi
·         * Hak Peygamber




Hz. Süleyman ve Süleyman Mabedi'nin temsili resmi


Merlin’e atfedilen özelliklere baktığımızda ben onu, Süleyman peygambere hizmet eden cinlere benzetiyorum. Süleyman’ın cinleri de, Kur’an’da geçtiğiyi şekliyle Merlin’in yaptığı işlere benzer faaliyetlerde bulunmaktadırlar. Mesela Sebe Suresi 13. ayette cinlerle ilgili detaylara bakalım:

            “Onlar Süleyman'a kalelerden, heykellerden, havuzlar kadar (geniş) leğenlerden, sabit kazanlardan ne dilerse yaparlardı. Ey Davud ailesi! Şükredin. Kullarımdan şükreden azdır!”

Ayeti ilk okuduğumda aklıma Merlin’den başka bir şey gelmedi. Çünkü Merlin için de çok fazla mimarlık, yapı ustalığı, alet edevat yapımı gibi yeteneklerden bahsedilmektedir. Örneğin Camelot’u inşa eden, yuvarlak masayı yapan, hatta Stonehenge ile bile ilişkilendirilen odur. Ayrıca ayette leğen ve kazanlardan bahsetmesi de ilginçtir. Kitapta çokça vurgulayacağım gibi Keltler, kazan, kap, kâse gibi aletlerle özdeşleşmiş bir topluluktur.

Çeşitli kaynaklarda Merlin’in Süleyman adında bir kuzgununun olduğundan ve Merlin’in Süleyman Mabed’inin yapı planlarını bildiğinden bahsedilmektedir.[1]

Ben Arthur’u Davud peygambere benzettiğimden dolayı, bu benzerlik pek sürpriz görünmemekte. Davud, Süleyman’ın babasıdır. Merlin, Arthur gibi Arthur’un babasına da danışmanlık yapmıştır. Daha önce tarihin en ünlü krallarının ayrıt edici özelliği olan kral-taht-kılıç üçgenine, bir de büyücü, sihirbaz veya sıradışı güçleri olmayan ama kralın başarısında büyük rol oynayan danışmanları, hizmetkârları ve yardımcıları da ekleyebiliriz. Yine de birisinin dinsel, diğerinin mitolojik evren ve kapsamda olduğunu göz önünde tutmamız gerekli. Birebir uyuşmanın olması çok zor. Farkların farkında olmak, sağlıklı değerlendirme açısından önemli ama bu tarz benzerlikler gerçekten heyecan verici. Özellikle Kur’an’da Sülayman’ın bu kadar muazzam krallığından bahsedilirken, leğen ve kazan gibi aletlere vurgu yapması, bizim için önemli ipuçları sağlamaktadır.

Süleyman ve Davud’la ilgili bağlantıyı güçlendirecek hususlardan biri de, Kutsal Kâse ortaya çıktığında yanında beliren malzemelerle ilgili olan söylencedir. Söylenceye göre kâse göründüğünde yanında gözüken kutsal malzemeler şöyledir: tabak, kesik bir baş, kan damlayan mızrak ve kılıç. Kılıcın büyük ihtimalle Davud’a ait olduğu ve kendinden sonra gelen oğlu Süleyman’ın kılıcı bir gemiye koyduğundan bahsedilir. Diğer motifler ise kitapta anlatılan sembollerin toplamını sunar. Motiflerin birbirleriyle uyumlu olması, Davud’un kılıcının kâseyle bağlantılı olduğunu gösterebilir.


 Hz. Süleyman'ın muazzam bir krallığı vardı.


The Lost Years of Merlin adlı kitaba göre Merlin’in annesi Elen (başka bir kaynakta[2] Aldan diye geçer), Yahudilik, Hıristiyanlık ve Druid anlayışını birleştirerek kendine yeni bir bilgelik oluşturmuştur. Oğlu Merlin’i de buna göre eğitmiştir.[3]

Merlin hakkında değerlendirme yaparken şu tespitler göz önüne alınmalı: “Merlin ne tamamen karanlıktır ne de tamamen ışıktır; o tam olarak bir insan da değildir bir tanrı da; o gerçekten yaşlı da değildir genç de değildir.”[4] Bu tespit Kâse hikâyelerinde, Katharlar’da, gnostiklerde, düalistlerde görülen kaırşım özelliğiyle paralel görünmektedir.

Dünyanın en ünlü gizemleri yapılarından biri olan Stonehenge, ilk olarak Robert de Baron’un ifade ettiği şekliyle Merlin’le özdeşleştirilir.[5] Stonhenge adı “asılı taşlar” anlamına gelmektedir. Ancak Arthur efsanesindeki önemli büyücülerden biri olan Merlin’in bu yapıyla ilişkilendirilmesi, bazı soruları beraberinde getirmektedir. Çünkü bu gizemli yapı, Arthur efsanesinin geçtiği dönemden çok çok önce Britanya’da mevcuttur.

-          Atlantisli Osiris Rahibi

      

      Merlin’in Stonehenge’le özdeşleştirilmesi, pek çok ihtimali ve senaryoyu gündeme getirir. 
    
    Stonehenge, hakkında yapılan spekülasyonlar itibariyle Mısır Piramitlerine benzer. Örneğin Mısır Piramitlerinin taşlarının büyücüler yoluyla hiç dokunmadan yerlerine konduğu çeşitli kaynaklarda geçen bir iddiadır. Buna benzer şekilde Stonehenge’i oluşturan taşların da Merlin tarafından uzaktan hiç dokunulmadan yerlerine yerleştirildiği, bu gizemli taşlara dair öne sürülen iddialardan biridir. Merlin’in Süleyman zamanındaki bilgeliğe ve Mısır’la özdeşleşmiş yeteneklere sahip olması, onun Kayıp Kıta Atlantis’e dayanan bir köke ve Mısır’da inisiye edilmiş bir Osiris rahibi olduğu sonucuna sebebiyet verebilir. Benim tahminim bu kadar büyük büyü gücüne sahip bir kişinin böyle bir kökene sahip olması, olmamasından çok daha büyük bir ihtimaldir. Ki zaten göründüğü kadarıyla o, Britanya ormanlarında kendini yetiştiren bir şamandan daha ötesidir. Bu konuda çok eminim. 
    
    Merlin’in Atlantisli olduğunu sadece büyü yetenekleriyle değil, Keltlerin Avalon Adası’na dair inançlarından da çıkarılabilir. Onlar kendilerinin Avalon’dan geldiklerini belirtirler. Avalon’ın olası yerleri göz önüne alındığında bu adanın Britanya’nın batısında veya güneyinde olduğu anlaşılmaktadır. En fazla kabul edilen konuma göre Atlantis de Britanya’nın güneybatısındadır. Yani Keltler Atlantisli olabilir.  
     
     Avalon, Kral Arthur Efsanesi’nde de önemli bir rol oynamaktadır. Arthur yaralandığında sadece ehil kişilere görünen bazen sisle kaplı olarak resmedilen Avalon’a götürülüyordu. Coğrafi benzeşmeden yola çıkarsak, Avalon’un aslında Atlantis olduğu ve oraya sadece ehil kişilerin veya farklı bir anlatımla inisiyelerin gidebildiği sonucuna ulaşılabilir. Arthur ve Merlin’in kendi dönemlerindeki profillerine baktığımızda onların inisiye derecelerinin çok çok yukarıda olduğu anlaşılmaktadır. 
     
     Atlantis, Mu kıtasının bir kolonisiydi, Mısır da Atlantis’in kolonisiydi. Atlantis zamanla bağımsızlaştı. M.Ö. 10.000-12.000 dolaylarında büyük bir tufan neticesinde Mu ve Atlantis battı. 
    
    Osiris, o dönemde bozulmuş Mu dininde reform yapan bir bilge ve din adamıdır. Mu rahiplerinin bozduğu dini tekrar tek Tanrılı hâle getirmeye çalışmıştır. Yaptığı reformlar nedeniyle dinin yeni şekline “Osiris dini” adı verildi. Bu dini Mısır’a taşıyan Hermes oldu. Hermes’in Mısır’daki adı Thoth’du. İbraniler’in Enoch peygamberinin ve Kur’an’da ismi geçen İdris’in de aslında Thoth-Hermes olduğuna dair güçlü emareler vardır. 

     Atlantis genelikle ileri medeniyet olarak anlatılmaktadır. Efsaneye göre Atlantis’te günümüzde dahi ulaşılmamış veya yeni yeni ulaşılan teknolojiler vardır. Örneğin elektirk, atom, güneş enerjisi daha o dönemlerde kulanılıyordu ve üzerinde araştırmalar yapılıyordu. Cihangir Gener’in aktardığına göre Atlantis yok olmadan önce rahip sınıfı bozulmuştu. Fakat içlerinde ışık rahipleri ve bilim adamı olan rahipler bozulmamıştı. Bu rahipler zamanla gizlenme ihtiyacı hissettiler. Bilim adamı rahiplere mason deniyordu. Bu masonlar aynı zamanda bugünkü anlamıyla taş ustası ve mimardılar. Gener’in aktardığına göre Mason kelimesi, tanrının eril, dişil yönlerini ve ilahi kelamı ifade eder. M, Mu kıtasını; A, Atlantis’i; Son, ilahi kelamı sembolize eder. Oğul ve güneş olarak kullanılan kelimenin kökeni buraya dayanır. Son aynı zamanda Osiris’i sembolize eder. Mason denilen rahipler, topluma öncülük eden Osiris rahipleridir.[6]   

    Eldeki ipuçları, efsaneler ve ihtimaller işaret etmektedir ki, Merlin, Atlantisli bir bilim adamı rahip yani masondur, Osiris rahibidir. Mısır’a çok büyük ihtimalle Hermes’le beraber göç etmiştir.  

     Atlantis ihtimalini doğru kabul edildiğinde Merlin’in şöyle bir serüveni karşımıza çıkar: Mu > Atlantis > Mısır > Filistin > Britanya 
   
   Atlantis kıtası batmış olmasına rağmen Merlin yaşadığına göre o, Atlantisliler tarafından kolonileştirilen Mısır’a ya da Aztek ve Maya gibi kolonileştirilen yerlere göç etmiştir. Fakat Süleyman ve Britanya bağlantisinin gösterdiği gibi o, büyük ihtimalle Mısır’a gitmiştir. Direkt olarak Filistin diyarına gitmesini zayıf olarak görüyorum çünkü onun piramitlerde görev aldığını düşünüyorum.  

     Hermes’in veya diğer adıyla Thoth’un tanrılaştırıldığı düşünüldüğünde bölgede kalıcı izler bıraktığı anlaşılmaktadır. Mısır’da büyücülerin olduğu bilinse de Merlin ismine rastlamayız. Sezgilerim beni yanıltmıyorsa o, piramitlerin inşasında görev aldıktan sonra Filistin’e gitti.  

    Merlin, piramitlerin inşasında görev aldıkran sonra tekrar inisiye olmuş olabilir. Böylelikle kamil insanlığı tamamlanmış ve İbranilerin deyimiyle “Hiram” veya Türkçe “ermiş insan” olmuştur. Osiris rahiplerinin aynı anda büyücü, rahip, astrolog, simyacı, kahin oldukları düşünüdüldüğünde zorlu sınavlar geçtikten sonra bu yeteneklere ulaştıkları sonucuna ulaşılabilir. Merlin için de piramitler, yeni yeteneklerin kapısını aralamış olabilir veya mevcut yetenekleri için bu piramitler fırsat sunmuş olabilir. 

     Merlin’in Süleyman’ın emrinde çalışması, onun dinen bozulmadığını gösterir. Bu durum onun neden Mısır’dan ayrıldığını da gösterir. Mısır halkı Hermes-Thoth’u tanrılaştırırken, hâliyle Merlin’in orada kalması mümkün değildi. Burada meçhul olan şeylerden biri onun tam olarak ne zaman Mısır’dan ayrıldığıdır. Merlin sadece Süleyman zamanında değil babası Davud ve öncesinde de gitmiş olabilir. Bu durum Arthur ve Davud benzerliğini de açıklayabilir.  

    Süleyman Mabedi’ni yapanların Yahudi loncalar olduğu ve onların kökeninin de Mısır olduğunu düşünülürse Merlin de Yahudi loncalar vasıtasıyla Filistin’e gitmiş olabilir. Ama söylediğim gibi o, Süleyman, Davud, Musa, Yakup ve İbrahim’den bile önce Filistin’e gitmiş olabilir. Bu noktada karşımıza çıkan sorulardan biri daha önce de söylediğim gibi onun nasıl bu kadar uzun yaşayabildiğidir. Bu sorunun cevaplarından biri yukarıda ele aldığım gibi onun cin olma ihtimalidir. Belki de insanların içerisinde insan suretinde sızmış bir canlıdır. Veya illa başka bir canlı olması gerekmeksizin ilim sahibi bir insan da olabilir. 

     Merlin, tanrının canlılara verbileceği ilmi göstermesi açısından son derece önemli bir isimdir.
Merlin’in dinen bozulmamışlığı benim açımdan bir diğer ihtimali ortaya çıkarır: Peygamberlik

-          Peygamberlik İhtimali

     

    Merlin’e atfedilen özelliklerden birinin peygamberlik olduğu zaten biliniyor. Merlin, farklı kaynaklarda genel olarak yedi şekilde karşımıza çıkar: Ormanlarda yaşayan yabani adam, mükemmel çocuk, peygamber, şair, danışman, büyücü ve aşık. 

     Geçmiş atıflara rağmen benim burada bahsetmek istediğim konu onun hak peygamber olabileceğidir. O, ona atfedilen güçlü paganik öğelerin dışında gerçekte insanları tek tanrıya inanmaya davet eden biri olabilir. Tarihte bu tarz örneklere çok rastlarız. Çok tanrılara tapan insanları uyaran uyarıcıların öğretilerinin zamanla onun takipçileri tarafından bozulması sık rastlanan bir olaydır. Buna verilebilecek tipik örneklerden biri olarak İsa söylenebilir. Tek tanrıcılığı, tevhidi yaymak isteyen İsa, insanların aşırı sevgisinden dolayı kendisi de zamanla tanrılaştırıldı. Diğer örnek olarak Buda verilebilir. Onun aslında çok tanrılı durumda olan Brahman dininde tek tanrılığı yaymak için reform yapmaya çalışan biri olabileceği daha önce dile getirilmişti. Merlin de bu tarz birisi olabilir ve zamanla İsa'nın ve Buda’nın takipçileri gibi onun da öğretisi bozulmuş olabilir.

    Nahl Suresi 36. ayet, dünya çapındaki belli başlı bazı isimler için çeşitli ihtimalleri gündeme getirmektedir. Ayet şöyle: "Andolsun biz, her millet içinde: "Allah'a kulluk edin, şeytân(a tapmak)dan kaçının" diye bir elçi gönderdik. Onlardan kimine Allâh hidâyet etti, onlardan kimine de sapıklık gerekli oldu. İşte yeryüzünde gezin de bakın, yalanlayanların sonu nasıl olmuş!"

     Sadece Buda için değil Oğuz Han, Konfüçyüs, Merlin, Sokrates veya toplumların hafızasında yer etmiş diğer isimler için de pek çok ihtimal önümüzde durmaktadır. Aynı Hz. İsa örneğinde olduğu gibi bir kişi tarafından insanlara getirilen hak din, zamanla onun takipçileri tarafından bozulmuş olabilir. 

    Merlin genellikle Kelt paganizmiyle özdeşleşmiş bir isimdir. Bu yüzden onun insanları tek bir yaratıcıya çağırması zor bir ihtimal gibi durmaktadır. Fakat yeteri kadar elimizde belge ve doküman olmaması ve genellikle kendisinden çok sonraki hikâyelerde yer alması, topluma öncülük ettiği fikirlerin zamanla değişmesine ve bize yanlış olarak aktarılmasına sebep olmuş olabilir. 

    Merlin'e atfedilen pagan öğeleri dışındaki özellikler, bilindiği anlamdaki peygamber tipolojisine uygundur. Ayrıca, Ortadoğu haricinde de peygamber çıkabileceğini göstermesi açısından önemli bir sorgulama kaynağıdır. 

      Peki saydığım bu üç ihtimal de doğru olabilir mi? Bence evet. Merlin, Mu ve Atlantis kökenli bir cin ve peygamber olabilir. Fakat o, bildiğimiz anlamda belirli bir dönemde beirli kesime gönderilmiş değildir. O, farklı toplumlarda farklı kılıklarda farklı bölgelerde görevlenderilmiş olabilir. 


    Merlin insanlık tarihinin en büyük alimlerinden, bilgelerinden, büyücülerinden, astrologlarından, simyacılarından, mimarlarından, taş ustalarından biridir.

Economist'in 2017 kapağı



İngiliz Economist Dergisi 2017 kapağında Tarot kartlarına yer vermiş. Bu karttaki The Hermit (solda) bölümündeki adam benim açımdan Merlin’i (sağda) çağrıştırmaktadır. Halk, ellerinde “AB’ye ve küresel antlaşmalara hayır” pankartları tutmakta. Bence burada küreselleşmenin çöküp Brexit’in (Arthur’un) doğuşu anlatılıyor olabilir.


[2] Geoffrey Monmouth, a.g.e. s. 113
[3] Stephen Kinght, Merlin: Knowledge and Power Through the Ages, Cornell University Press, New York, 2009, s. 1
[4] Peter H. Goodrich & Raymond H. Thompson, Merlin: A Casebook, Taylor & Francis Group, New York, 2003, s. 2
[5] Tim Clarkson, Was the legendary wizard Merlin actually Scottish?, https://www.celebrate-scotland.co.uk/articles/scottish-history/was-the-legendary-wizard-merlin-actually-scottish (Erişim Tarihi: 07.12.2016)
[6] Incubus özel bir iblisin adı mı olduğu yoksa şeytanların insanlarla ilişkiye girebilme yeteneğinin genel bir adı mı olduğu kesin değildir.
“İlahi varlıkların insan kızlarıyla evlenip çocuk sahibi oldukları günlerde ve daha sonra yeryüzünde Nefiller vardı. Bunlar eski çağ kahramanları, ünlü kişilerdi.” Tevrat’ın bu bölümünde Incubus’un anlatıldığı değerlendirilmektedir. Nefiller, ayette geçen ilahi varlıklarla insan kızının ilişkiye girmesinden doğan çocuklardır. Ayeti Incubus bağlamıyla düşündüğümüzde Merlin’in Nefillerden biri olduğu sonucu çıkıyor.
[7] Kur’an, Sebe: 13
[9] Thomas Archibald Barron, The Remarkable Metaphor of Merlin, January 1998, s. 4
[10] Thomas Archibald Barron, a.g.e. s. 2
[11] Thomas Archibald Barron, a.g.e., s. 1

6 yorum:

  1. Güzel ve bilgilendirici bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Bir ara dizisi vardı eski E2 de izlemişliğim var Merlin.Sizin bilgilerinizlede aydınlandım emeğinize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için teşekkür ederim. Bilmek ve araştırmak güzeldir. :)

      Sil
  3. Harika bir yazı olmuş. Çok bilg,lendirici. Elinize sağlık. Teşekkürler

    YanıtlaSil