22 Şubat 2018 Perşembe

Kral Arthur'un Türk olma ihtimali



            



Kral Arthur'un gerçekte kim olduğu hâlâ tartışılıyor. Özellikle bizim açımızdan çok ilginç bulduğum bir iddiaya göre Kral Arthur efsanesi aslında Türk kökenliydi.[1] Bu iddiaya göre eski bir mezar içerisinde açıkça yuvarlak masayı andıran çizimler bulunmuştur. Ortasında hilal olan yuvarlak bir tepsi görünümündeki taş ve üzerinde 16 kurt başlı kılıç motifi bulunmaktadır. Bu mezar Amantur Ata ismindeki birine aittir ve bu kişi bütün dünyanın Kral Arthur olarak bildiği kişinin gerçeğidir.       Camelot’un orjinali Ötüken ve Avalon’ın orjinali ise Avlan’dı.[2] Arthur efsanelerinde geçen Ejderhaların Asya kökenli olması bu iddiayı güçlendirmek için kullanılan motiflerdendir. Dipnotta verdiğim linklerden konuyla alakalı resimlere ve kaynaklara ulaşabilirsiniz. Bulunan kanıtlar ve tarihsel geçmişi kanıtlanabilirse gerçekten değerlendirilmesi gereken bir iddia olabilir. Fakat pek anlam veremediğim her şeyi Türklere bağlama meyli beni biraz şüphelendiriyor. Çünkü dünya tarihinde gizemli konuların tamamında bütün milletler kendine pay çıkarmaya çalışabilir. Örneğin Kur’an’da yabancı istilacıların dünyayı ele geçirmesine engel olan biri olarak belirtilen ve zamanda yolculuk yaptığı iddialarına[3] benzer pek çok gizemli unsur bulunan Zülkarneyn hakkında da onun Oğuz Kağan olabileceği yönünde görüşler dile getirilmişti. Hal böyleyken dünya çapında gizemli bir konunun da bu anlayıştan nasibin alması benim açımdan şaşırtıcı değil. Her millet kendi ayrıcalıklı konumunu bu tarz atıflarla güçlendirmeye çalışır. Yine de insanları şüpheye ve araştırmaya sevk etmesi açısından yararlı bir iddia olarak değerlendiriyorum. Ki araştırdıkça bu konuyla ilgili daha fazla kaynağa ulaşabiliyorsunuz. Örneğin bir kaynağa göre Arthur’un ve babasının soyadı olan Pendragon aslında Türkler tarafından kullanılan Tarkan kelimesinden ve Sir Bedivere’in ismi de Bahadır kelimesinden geliyordu.[4]


            Kral Arthur efsanesinin M.Ö. 4.-6. Yüzyıllar arasında bugünkü Orta Asya, Gürcistan ve Tuna’ya kadar yayılmış bir coğrafyada yaşamış Sarmatlarla ilişkisi olduğuna dair söylenceler,[5] Türklerle ilgili iddiaları da güçlendirebilir. Çünkü Sarmatların bulunduğu bölgede yoğun Türk nüfusu bulunmaktaydı. Zaten Türk kavmi oldukları düşünülen Alanların, Sarmatların devamı olduğu tahmin edilmekte. Bu yüzden kimilerine göre Sarmatlar bir Türk kavmiydi. Sarmatların Türk olduğunu savunanlara göre ilk Sarmatlar, yine onlara göre Türk olan İskitler içerisinde doğmuş olan bir boydu. İskitlerin zayıflamasıyla beraber yönetimi devralıp büyümüşlerdi.[6] Fakat bilimsel bulgulara göre Sarmatlar genelde İranlı topluluk olarak tanımlanırlar.[7] Alanlar ve İskitler konusunda farklı yorumlar bulunmaktadır. Türk ya da İranî olduklarından başka Slav veya Ural-Altay ırkından oldukları da iddialar arasındadır. Alanların Sarmat kökeni daha muhtemel olsa da, İskitlerin gerçekten hangi milletten olduğu kesin değildir.  2004 yılındaki King Arthur filminde[8] Arthur ve şövalyeler, kendilerini Sarmatyalı olarak tanıtıyordu. Bu iddianın içeriğinde Sarmatlar ve Alanların yanı sıra İskitler ve Osetyalılar da bulunmaktadır. Sarmatların yayılımı İskit toprakları üzerinde olmuştur. İsktiler, doğuda Çin seddinden batıda Tuna’ya kadar çok büyük bir alana yayılmıştı.[9] İskitler, Sarmatların doğudan zorlaması ve Keltlerin batıdaki varlığı arasında kalmış ve yok olmuştur.[10]

            İskitlerin Türk olduğu fikrini öne sürenler, onların Tanrılara ve eşyalara verdikleri Türkçe’ye yakın isimleri örnek olarak gösterirler.[11]
 
            Sarmatları daha iyi değerlendirebilmek için İlhami Durmuş’un aktardıklarını dikkate alalım: “Sarmatlar Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırlarda İskitlerden sonra egemen güç olarak ortaya çıkmış ve doğuda Hazar denizi ve çevresinden batıda Tuna nehri ve çevresine kadar yayılmışlardır. Onlar, Grek kaynaklarında isimlerin en başlangıçta “Sauromatae”, daha sonra ise “Sarmatae” olarak belirtilen konar-göçer bir kavimdir. Sarmatlar çeşitli boy ve boylar birlikteliklerinden oluşmuş büyük bir bozkır kavmidir. Sarmat coğrafyası üzerinde Yazığlar, Roksolanlar, Merkezi Sarmatlar ve Ugorlar Batı Sarmat ülkesinde bulunuyorlardı. Alanlar ve Siraklar ise Doğu Sarmat ülkesinde yer alıyorlardı.”[12]
 
            Keltlerin kökenin aslında Orta Avrupa değil; Kafkasya ve Kırım olduğuna dair iddiaları belirtmekte fayda var.[13] Çünkü bu, Sarmat kökenle özdeşleştirmeye yardımcı olabilecek bir değerlendirme. Öte yandan Sarmatların metal üzengi gibi keşifler yapmaları da Keltlerle benzeştirmeye yarayacak etmenlerden. Sarmatlar bu üzengi sayesinde daha ağır zırhlar giymeye başlamışlar ve İskitler üzerinde böylelikle üstünlük kurmuşlardır. 

            Sarmatlarla İskitler arasında pek çok benzerlik vardır. Örneğin ikisinin de kalıcı evlerden ziyade vagonlarda ikamet ettikleri belirtilmektedir. Ayrıca giydikleri kıyafetler de birbirine yakındır.[14]
 
            Kavim, kabile ya da topluluklar arasındaki bağı sağlıklı değerlendirmek için bugünkü ulus ya da ırk anlayışını bir kenara bırakmak lazım. Çünkü o dönemdeki halkların ilişkileri bugünkü durumla aynı değil sonuçta. Ulus bilincinin gelişmesi tarihin çok çok sonrasına denk gelen bir gelişme. Bu yüzden o dönemdeki halklar hakkında kesin yargılara varmak çok zor. Britanya’daki Kelt-Cermen-Viking-Norman gibi farklı halklar arasındaki ilişkiyi de bu şekilde değerlendirmek gerekmektedir. Dolayısıyla Alanların, Sarmatların veya İskitlerin tam olarak hangi ırktan olduğunu daha fazla uzatmak istemiyorum. Bunun için farklı kaynaklar değerlendirilebilir. Biz konumuza dönelim.

            Scott Littleton ve Malcor Linda’ya göre “Arthur efsanesinin kökeni Keltler’e değil; Kuzeydoğu İran’daki epik hikâyelere dayanıyordu.”[15] İki yazara göre M.Ö. 2. yüzyılda Roma’ya karşı Cermenler ve Sarmatlar ittfak kurmuşlar ve savaş çıkmıştır. Bu savaşın adı Marcomannian’dır. Savaşı Roma kazanır ve İmparator Marcus Aurelius, Sarmatlardan 8.000 süvariyi Roma birliklerine katar, bunların 5.500’ünü Britanya’ya gönderir. Bu birlikler Britanya’da Hadrian Duvarı civarında görev yaparlar ve Lancashire bölgesinde hayatlarını sürdürmeye başlarlar. Burada Keltlerle kaynaşmaya başlarlar. Yazarlara göre işte Arthur efsanesinin ilk tohumu Sarmatların bu serüveniyle beraber onların arasından çıkan Alanlar sayesinde atılmıştır. Onlara göre bugün Kafkasya Destanı olarak tanımlanan Nart Destanları içerisindeki Batraz adlı karakter, gerçek Kral Arthur’dur.[16] İki yazar da iddialarına farklı kaynak ve kültürlerden ilginç açıklamalar getirmektedirler. Örneğin Lancelot’un isminin de Alanlardan geldiğini belirtmektedirler. Buna göre Lancelot isminin açılımı “Alans of Lot”dur.[17] Nart söylenceleriyle Arthur efsanesinin benzeştiği noktalardan biri de, Excalibur’u andıran şekilde Nart söylenceleri içerisinde yer alan denizin içinden çıkan ve denizde dövülen kılıçtır.[18]

            Aynı Kral Arthur gibi Batraz da ölürken kılıcını suya atar.[19] Arthur’un göle atması için Bedievere’e ne yapması gerektiğini ilettiğinde Bedievere çekingen davranmıştı ve kılıcı attığını söyleyip Arthur’a yalan söylemişti. Arthur en sonunda durumu fark etmiş ve güçlü şekilde onu uyarmıştı. Batraz’da da çevresindeki Nart halkı onun tam öleceği sırada yanındadır. Batraz, kılıcının suya atılmasını ister ama çevredikiler attık deyip yalan söylerler. Arthur gibi Batraz da bunu fark eder ve kılıcın atılmasını emreder. Kılıç atıldıktan sonra ölür.

            Batraz isminin Türk ya da Moğol kökenli olduğu ve kahraman, yiğit, savaşçı gibi anlamlara gelen Batur-Bahadır gibi isimlerden geldiği iddialar arasındadır.[20]





[1] Oktan Keleş, “Türk ve Dünya Tarihi Açısından Önemli Bir Keşif”,  http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=3950 (Erişim Tarihi: 16.11.2016)
[2] http://ulgenim.blogspot.com.tr/2016/03/cepni-tamgasi-ile-kayi-tamgasinin.html (Erişim Tarihi: 16.11.2016)
[3] Serhat Ahmet Tan, Zülkarneyn, Şira Yayınları, İstanbul, 2015, s. 64
[4] C. Scott Littleton & Ann C. Thomass, The Sarmatian Connection: New Light on the Origin of the Arthurian and Holy Grail Legends, The Journal of American Folklore, Vol 91, No 359, 1978, s. 518
[5] http://www.unrv.com/provinces/sarmatia.php (Erişim Tarihi: 17.11.2016)
[6] Osman Karatay, Doğu Avrupa Türk Tarihinin Ana Hatları, Karadeniz Araştırmaları Dergisi, Sayı 3, 2004, s. 7
[7] http://www.historyfiles.co.uk/KingListsEurope/BarbarianAlans.htm (Erişim Tarihi: 17.11.2016)
[8] Filmde Arthur’un ismi Lucius Artorius Castus olarak geçer. Romalı bir komutan olarak tanıtılır. Görevi Hadrian duvarını korumaktır. Yanındaki Yuvarlak Masa Şövalyeleri, Sarmatlar olarak tanımlanır. Filmde kullanılan isme sahip Romalı bir komutan kesin olarak yaşamıştır. Filmle beraber onun gerçek Kral Arthur olduğuna dair iddialar biçimleşmiş gözükmektedir.
[9] İlhami Durmuş, İskitler, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları, Ankara, 1993, s. 25
[10] İlhami Durmuş, Tuna Nehri Çevresinde İskit ve Sarmatlar, Türkiyat Dergisi, Ankara, 2009, s. 13
[11] İlhami Durmuş, a.g.e. s. 49
[12] İlhami Durmuş, a.g.e. s. 14
[13] William Bernard Crow, a.g.e. s. 117
[14] Tadeusz Sulimirski, The Sarmatians, Thames and Hudson Publication, Southampton, 1970, s. 26
[15] Lucie Malkova, Iranian Roots of the Legends of King Arthur, Baccalaureate Thesis, Brno, 2006, s. 15
[16] Lucie Malkova, a.g.e. s. 16
[17] Scott Littleton & Malcor Linda, From Scythia to Camelot, Taylor & Francis Group, New York 2000, s. 96
[18] Lucie Malkova, a.g.e. s. 29
[19] Zaur Hasanov, Çar İskitler, Türk Dünyası Araştırma Vakfı Yayınları, İstanbul, 2000, s. 85
[20] Zaur Hasanov, a.g.e. s. 82



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder