23 Nisan 2018 Pazartesi

Tanrı ve İnsan arasındaki asimetrik ilişki



"Eğer bir tanrı varsa onu affetmem için yalvarmak zorunda." 

-Nazi kamplarında duvara yazıldığı iddia edilen yazı.


Tanrı kavramının çağrıştırdığı mutlak aşkınlık ve dinlerin Tanrı’sı arasındaki uyuşmazlıklar dinler açısından çeşitli sorunları gündeme getiriyor.

Mesela dindarlar insana ödül veya ceza veren Tanrı'dan bahsederken iki tarafın eşit olduğu bir antlaşmadan bahsediyor gbidir. Fakat sonuçta Tanrı yaratandır, insan yaratılandır. Tanrı her şeyi bilir, her şeye gücü yeter; fakat insan bilgisi sınırlıdır. Yani insanla Tanrı arasında zannedildiği gibi simetri yoktur; olağanüstü derecede büyük bir asimetri vardır. Teizm açısından bu asimetri mutlak bir asimetridir.

Bu güç farkına rağmen Tanrı'nın mutlak üstünlüğü, iş, ceza, ödül ve sorguya geldiğinde karşı tarafa kısmen üstünlük olarak yansır. İşte asimetrik ilişkiden kastım tam olarak budur. Tanrı'nın mutlak gücü ve yaratıcılığı insana vereceği ödül veya cezayı vicdan ve adalet bakımından kısıtlar. İnsanın özgür iradesi olması ve kötülükleri kendi iradesiyle yapması hiçbir şekilde şartları eşitlemez. Tanrı böylesine bir dünyayı yarattığı zaman yazının başındaki alıntı cümlenin kapısını aralar. Bu da demektir ki, Tanrı yarattığı zaman kendini kısıtlar çünkü böyle bir yaratılış mükemmellikten vazgeçmektir.

Asimetrik ilişkiden kastımı şöyle açıklayabilirim: Bir tarafta güçlü diğer tarafta zayıf taraf olmasına rağmen zayıf tarafın kendine has avantajları olması.  Özellikle güvenlik literatürüne aşina olanlar asimetrik tehdit kavramını bilirler. Burada o tanıma benzer bir analoji kurmaya çalıştım.

Sonuçta beni yaratan Tanrı'dır, şeytanı yaratan O'dur, şeytana izin veren O'dur. Dolayısıyla bir insan kendi iradesiyle kötülüğü seçse bile belirli ölçülerde bahanesi ve üstünlüğü vardır. Çünkü özgür irade Tanrı'nın ilk kaynak ve ilk sebep olma özelliğini kaldırmaz.

Bu durumun dindarlar açısından sorun teşkil etmesinin sebeplerinden biri, Tanrı'nın esas olarak inanma ve inanmama üzerine ceza vereceğini söylemesidir. Gerçi başka türlü bir sistem olsa bile kusursuz Tanrı’nın böylesine bir dünyayı yaratması çözülmesi zor pek çok sorunu açığa çıkarır.

Kur'an'ı okuduğunuzda göreceksiniz ki, Allah esas olarak iman etmek ve etmemek üzerinde durur. Cezanın ve ödülün asıl belirleyicisi budur. İnsanların yaptığı iyilik ve kötülükler de bunlara göre değerlendirilir. Kur'an'da pek çok ayette söylediği gibi "İnkar edenlerin yaptığı bütün işler boşa gider." Dini çevrelerde sonsuz cehennem olmadığına dair yorumlar olsa da Ali İmran 36. ayette ve Mümin Suresi 76. ayette açıkça inkar edenler için ebedi cehennemden bahsedilmektedir.

Tanrı kötü polisi mi oynuyor?


Tanrı'nın insana vereceği kötülükleri açıklama adına girişilen bir takım cevap verme yöntemleri mevcut. Bunlardan biri, ‘kutsal kitaplar’daki cehennem tehditlerinin Tanrı tarafından bilerek ağırlaştırıldığını söyleyen yorumlardır. Yani bazı dindar insanlar, Tanrı'nın bir nevi kötü polisi oynadığını veya babanın oğluna sert uyarı vermesi kabilinden bir amacı olduğunu söylüyorlar. Bu yorum çok afaki geliyor bana.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder