7 Mayıs 2018 Pazartesi

Karanlıkta Boğulmak

 

Hayat, karanlıkta boğulmaktır.

Hayat, bir bataklığa usul usul batarken kendinin farkında olduğun son an gibidir. Milyarlarca yıllık evrenin ve dünyanın süreci sonrasında ortalama 70-80 yıllık ömrün -ahiret olsa dahi- bundan gayri benzediği pek bir şey yoktur. Mesele sadece ömrün kısalığıyla ilgili değildir. Var olmak başlı başına sorunludur.

Etrafıma, dünyaya, evrene ve kendime baktığımda her yerde karanlık görüyorum. İlaç gibi yapay etkilerle oluşturulan yanılsama ve peşi sıra gelen mutluluğa karşı gerçekçiliğin askerliğini yapacağım birazdan. 

İnsan çok şey ister. Örneğin Aristoteles'in dediği gibi istediklerinden biri bilmektir. En güçlü isteklerinden biri de kandırılmaktır. İnsanlar kandırılmak ister. Çünkü ancak yanılsamalarla mutlu olabilir. 

İnsan bilinciyle ve farkındalığıyla karanlığı aydınlatabilir ama aydınlattığında görecektir ki karanlıktakiler kendinden emin şekilde orada durmaktır. Göz ardı ettiklerini, görmek istemediklerini veya önemsemediklerini aydınlattığı yerde gördüğünde kaçınılmaz bir buhrana kapılır. Hayatın gerçekleri saçma, komik ve karanlıkken kendi oluşturduğu yapaylık, onun için gerçekliği örten sanallık gibidir.

Bilinç, insanın var olduğunu, insanın karanlığı aydınlatabileceğini söylediği gibi karanlıkta boğulduğunu da söyler. Bilinç insana meydana okuyan en güçlü etmenlerin başında gelir. 

Kendinden başka senin gibi varlıkların olması ve senin onlara muhtaç olman boğulmanın diğer sebebidir. Çünkü insanlar davranışları ne olursa olsun bataklığın dibinden seni içeriye doğru çekmektedir.


Boğulmak, değişmenin mutlak olduğunu bilip istediğin değişimi yapamamaktır. Mesela insanların aptallığını değiştirmezsin.

Boğulmak, hakikate ulaşmanın zorluğunu bilmek ve çoğu zaman hakikate hiç ulaşamayacağını hissetmektir.

Boğulmak, insanın hem kesin olarak yalnız olduğunu hem de kesin olarak yalnız olmayacağını bilmektir.

Boğulmak, kendinle savaşıp kimin kim olduğunu ve kimin hangi tarafta olduğunu bilememektir.

Boğulmak, akışa müdahale edememektir. Karanlıkta boğulurken hiçbir şey yapamamaktır.

Boğulmak, belirli bir aşamadan sonra asıl düşmanın kendinin olduğunu bilmektir. 

Boğulmak, insanları muhatap almanın da almamanın da yük getirdiğini bilmektir.

Boğulmak, umursamanın veya umursamamanın hiçbir şeyi değiştirmemesidir.

Boğulmak, karanlığın gerçekçi bir duruş ve bakış açısı olduğunu bilmektir. 

Boğulmak, var oluşun işkence; yok oluşun özgürlük olduğunu bilmektir. 

Boğulmak, boşversen de boş verdiğin şeyin gerçek olduğunu bilmektir.

Boğulmak, aklını yavaş yavaş kemiren karıncayı bilip çıkaramamaktır.

Boğulmak, biraz çırpındıktan sonra kabullenmektir, pes etmektir.

Boğulmak, algoritmmalara ve belirlenimlere maruz kalmaktır.    

Boğulmak, delirmeyi veya sinirlenmeyi bile becerememektir. 
Boğulmak, hayatta acının kaçınılmaz olduğunu bilmektir. 
Boğulmak, insanlara cevap verecek gücün kalmamasıdır.
Boğulmak, aptallaştıkça mutlu olan insanları görmektir.
Boğulmak, olanın olması gereken olmadığını bilmektir.
Boğulmak, çırpınmanın beyhude olduğunu bilmektir.

Boğulmak, istesen de kaçamamaktır.

Boğulmak, sınırlılıktır, muhtaçlıktır.

Boğulmak, kendine yetememektir.

2 yorum:

  1. Hayat hakkındaki bilgelik yüklü yazınızı beğendim. Sizi de benim blogumdaki yazı ve şiirlerimi okumaya, blogumu izlemeye davet ediyorum.
    www.erhantigli.blogspot.com

    YanıtlaSil