8 Haziran 2018 Cuma

Girdap: Kendini yiyen Evren












İnsanı, dünyayı, hayatı ve evreni zıtlıklardan ve çelişkilerden doğan anlam olarak tanımlayabiliriz. Evrenin kaçınılmaz genişlemesi ve düzensizliğinin artması -ki buna entropi deniyor- girdi ve çıktıların girdap şeklinde yaptığı devinimi andırıyor. Bu açıdan var oluş etki ve tepkinin oluşturduğu yansımalardan ve harmoniden meydana geliyor denebilir. Evrendeki girdapları anlamaya çalıştığımda bildiğimiz anlamda iç kıvrımlardan oluşan girdapların yanı sıra dış kıvrımların olduğuna da görebiliyorum.

Varlığın dizaynının örüntüler üzerine olduğu bir gerçek. Etrafımıza baktığımızda en çok gördüğümüz örüntü çeşitlerinden biri sarmallardır

Evren söz konusu olduğunda ilk dikkat çekici şeylerden biri sarmal şekillerdir.

Varlık, hayat, evren iç içe geçmiş katmanların bütününe verdiğimiz isimlere benziyor. Zamanın içindeki insan kaçınılmaz olarak kendi kendini yer. Kendi içinde içe doğru, kendi dışında dışarıya doğru bir girdabı vardır. Hayatını bu girdap içerisinde debelenirken sürdürür. 

Bilimin en önemli keşiflerinden birisi olarak değerlendirilen evrenin genişlediğinin keşfedilmesinde evrenin spiral yapısının çok ciddi faydaları olmuştur. Şimdi düşünün yol kenarında yağmur sularından arta kalan o küçük su birikintisinde bile girdap olabiliyorken aynı zamanda evrenin genişlediğinin daha iyi anlaşılması için de girdaba benzeyen sarmal şekiller kullanılabiliyor. Evren ve içindeki her şey hareket eden sarmalların ve dairelerin dansına benziyor. 

Son yıllarda evrenin gerçekten de dönen bir sarmal gibi hareket ettiğine dair bilim adamları tarafından yapılan yorumlar mevcut. Özellikle kara deliklerin karşı konulamaz kozmik girdap olması bilim insanlarını bu konuya daha fazla yoğunlaştırıyor.
Galaksiler bir kara deliğin çevresinde spiral şeklinde dönüyor.
Girdaplar evrenin ilk saniyelerinde görülebildiği gibi onu yok oluşa götürecek olan bitişte de görülebilir. Ki bana sorarsanız evren genişlemese hatta big bang yanlışlansa dahi evrenin ve zamanın genel özellikleri itibariyle hem niteliksel hem de yer yer niceliksel olmak üzere bir girdap oluşturduğunu düşünüyorum.

Evrenin girdap özelliği, doğumun ve ölümün aynı mekan ve zamanda gerçekleşmesi bazen bana başka evrenlerin olduğu fikrini hissettiriyor ama kesin veriler elimizde olmadığı için bu konuda kesin yargılara varmak şu an için çok zor.

İnsan gibi dünya ve evren de bir nevi kendini yiyor. Sürekli bozulan ve aynı zamanda sürekli yeni şeylerin ortaya çıktığı evren kendi içinde aniden var olup kaybolan su tomurcuklarına ev sahipliği yapan küvete benziyor.

Etki-Tepki

Canlılığın evrimsel sürecine baktığımızda canlılar sürekli olarak çevreden etkilenerek kendilerini oluştururlar. Varolmak başlı başına etki-tepkilere maruz kalmaktır. Mesela gündelik hayatta karşılaştığımız her şeyi duyu organlarımızla tanıdıktan sonra ona göre bir karar alırız ve hayat böyle sürüp gider. İnsanın, diğer canlıların veya genel olarak evrenin oluşturduğu ve maruz kaldığı bu etki-tepki sistemini en iyi açıklayan metaforlardan birisi bence girdaptır.

Evrenin doğumundan ölümüne kadar olan süreçte onu hem fiziki hem zihni olarak en iyi anlatacak sembollerinden biri bana göre girdap oluşturacak şekilde kendini yiyen yılandır:

Girdap şeklindeki Ouroboros evrene ve hayata dair pek çok konuyu o kadar basit ve güzel anlatıyor ki kadim bilgeliğe hayran kalmamak elde değil.

4 yorum:

  1. Evrenin genişlediği ve kendini yediğini ilk kez okudum. Çok yukarıda bi yazı umarım herkes okur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendini yemek metaforik bir anlatım. Evrenin genişlemesi cok ilginc bir durum hakkaten. Yorumunuz icin tesekkur ederim

      Sil
  2. Ben panteist mişim, deistim sanıyordum.. Varlığımız hakkındaki düşüncelerimin bir sınıfa ait olduğunu öğrendim.. Kainatı, hayatı ve doğayı kendimizle bir tutuyorum ve varlık ve yokluk arasındaki döngü olarak düşünürdüm, Spiral görüntü üzerine düşünmemiştim, yazınız için teşekkür ederim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim. Güzel yorumunuz için ben teşekkür ederim.

      Sil